SAVAŞ ÇIĞIRTKANLIĞI


1493 Görüntüleme

Savaş ve katliam ateşin kirli yüzü…

En çocuksu düşlerin vurulduğu ,yalan düzenin ezberttirildiği bir dönüm noktası yaşanılan.

Çığlık seremonisinin canhıraş pusuda bekletildiği anlar…

Kılıç çekildi kınından ,İnceldiği yerinden koptu hayaller..

Karda ayak izleri karlarda masum savaş izlerini silmeye çalışıyor.

Savaş borusunu öttürürken, yaşamak hakkıdır kadının,çocuğun gencin bir avuç umutla…

En çaresiz anlarımıza yenildik.

En boşvermiş kımıldamaz gürültülere teslim ettik düşlerimizi.

Kaygımızın boğulduğu anlarda can çekişirken nefeslerimiz ruhumuzun tekrar bir araya gelmeyecek yanlarını kaybettik.

Ölürken duyarsızlık içinde bulunduğu anın şokunu yaşayan bilir işin vehametini.

Kendine açtığı savaşı kazanamayanlar başkasına bomba yağdırıp zulümden nemalanarak sürdürür en kalleş nefesini.

Kelimelerim acıyor ,yüreğimden çıkarken harp içinde türkü söyleyen çocukları var düşmana pabuç bırakmayan.

Her şeye rağmen Allah var gam yok diyen bir nesil var emanetine sahip çıkmaya çalışan,

masumiyetin çığlıklarını izliyoruz en vahim sinema karelerini izler gibi.

Canımız yanıyor düşlerimizde vahşetin bilinçaltı saklı.

Ölümle randevusu var tüm çelimsiz umutların…

Dökülüyor  umarsız sözler dudaklarımızdan.

Lekeli bir zamanın çocukları haykırıyor hakkı , vicdansız, kalleş soykırımı…

Anneye yâre çocukluğuna son bakış…

Ebediyette görüşmeye sonraki hayatın cennetten alınmış müjdesi var son nefeslerde…

Savaş ,ölünce değil ; benzeyince kaybedilir.

 

Aliya İzzetbegoviç

Yazar

Ayşe Coşkun Algün

0 Yorum:

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *