İnsanın Öncelikleri: Hayatı İnşa Eden Sessiz Tercihler


20 Görüntüleme

Hayat, insanın her gün farkında olarak ya da olmayarak yaptığı seçimlerin toplamıdır. Bu seçimler bazen büyük kararlar hâlinde karşımıza çıkar; bazen de fark edilmeden geçirilen küçük anların içine gizlenir. Sabah uyandığımızda ilk neyi düşündüğümüz, gün içinde zamanımızı kime veya neye ayırdığımız, vazgeçmeyi göze aldığımız ya da korumak için mücadele ettiğimiz değerler… Bunların tamamı, aslında görünmeyen bir pusulanın işaret ettiği yöne doğru ilerlediğimizi gösterir. O pusulanın adı ise önceliklerimizdir.

İnsan, dünyaya geldiği ilk andan itibaren ihtiyaçlarıyla tanışır. İlk öncelik yaşamaktır; nefes almak, beslenmek, korunmak ve güven içinde büyümek. Çocukluk yıllarında sevgi, ilgi ve aidiyet ön plana çıkar. Gençlikte hayaller, eğitim, başarı ve kendini ispat etme arzusu öne geçer. Yetişkinlikte sorumluluklar artar; aile kurmak, ekonomik güvence sağlamak, çocuk yetiştirmek ve toplum içinde bir yer edinmek önem kazanır. Yaşamın ilerleyen dönemlerinde ise insan, çoğu zaman geriye dönüp baktığında başarılarından çok huzurunu, sahip olduklarından çok paylaşabildiklerini sorgular. Böylece öncelikler de insanla birlikte büyür, değişir ve olgunlaşır.

Ne var ki modern çağ, önceliklerimizi belirlemeyi hiç olmadığı kadar zorlaştırmaktadır. Teknolojinin sunduğu sınırsız seçenekler, sosyal medyanın oluşturduğu görünürlük yarışı ve tüketim kültürünün sürekli "daha fazlasını istemelisin" mesajı, insanı kendi iç sesinden uzaklaştırabilmektedir. Artık birçok kişi gerçekten istediği hayatı yaşamak yerine, başkalarının beğenisini kazanacak bir hayatın peşinden koşmaktadır. Oysa alkışlar sustuğunda geriye kalan tek soru şudur: Ben gerçekten neyi önemli buluyorum?

Başarı, günümüz toplumunda en çok övülen kavramlardan biridir. İyi bir eğitim, yüksek gelir, prestijli bir meslek ve güçlü bir kariyer çoğu zaman mutluluğun anahtarı olarak sunulur. Kuşkusuz bunlar yaşamı kolaylaştıran önemli kazanımlardır. Ancak insanın yalnızca mesleğiyle tanımlanması, onu eksik bir bakış açısına mahkûm eder. Çünkü insan, unvanlarından daha fazlasıdır. Bir ebeveynin çocuğuna ayırdığı zaman, bir dostun zor günlerde uzattığı el, yaşlı bir komşunun hâlini sormak için çalınan kapı ya da sessizce yapılan bir iyilik; çoğu zaman diplomalardan ve makam odalarından daha derin izler bırakır.

Tarih boyunca büyük medeniyetler kuran insanlar, aslında büyük öncelikler belirleyen insanlardı. Bilim insanları gerçeği aramayı, sanatçılar güzelliği üretmeyi, öğretmenler bilgiyi paylaşmayı, hekimler insan hayatını korumayı öncelik hâline getirdiler. Onları unutulmaz yapan yalnızca başarıları değil, neyi her şeyden daha değerli gördükleriydi. Çünkü bir insanın karakteri, söylediklerinden çok önem verdiği şeylerde saklıdır.

Öncelikler yalnızca bireysel hayatı değil, toplumların geleceğini de şekillendirir. Eğer bir toplum adaleti öncelik kabul ederse güven gelişir. Eğitimi önceleyen toplumlarda bilgi üretimi artar. Bilimi önemseyen toplumlar yenilikçi olur; çevreyi korumayı öncelik hâline getirenler ise gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakır. Buna karşılık kısa vadeli çıkarların uzun vadeli değerlerin önüne geçtiği toplumlarda güven zedelenir, eşitsizlik derinleşir ve ortak yaşam kültürü zarar görür. Bu nedenle bireysel öncelikler ile toplumsal değerler arasında güçlü bir bağ vardır.

İnsanın en büyük yanılgılarından biri, zamanın sınırsız olduğunu düşünmesidir. Oysa her gün, ömrümüzden sessizce eksilen bir sayfadır. Ertelenen bir teşekkür, söylenmeyen bir özür, ziyaret edilmeyen bir dost ya da "bir gün yaparım" denilerek bekletilen hayaller, çoğu zaman geri gelmeyen fırsatlara dönüşür. Zaman, herkese eşit dağıtılmış tek servettir; fakat onu nasıl kullandığımız, önceliklerimizi açıkça ortaya koyar. "Vaktim yok." cümlesi çoğu zaman doğru değildir; çoğu zaman doğrusu şudur: "Buna yeterince öncelik vermiyorum."

Bununla birlikte, doğru öncelik belirlemek yalnızca neyi seçeceğimizi değil, nelerden vazgeçeceğimizi de bilmektir. Her "evet", aynı zamanda başka bir şeye söylenmiş "hayır" anlamına gelir. Bu nedenle olgunluk, her fırsatı değerlendirmek değil; gerçekten değer taşıyan fırsatları seçebilmektir. İnsan bazen daha fazla kazanmak için sağlığını, daha fazla çalışmak için ailesini, daha fazla görünür olmak için iç huzurunu ihmal edebilir. Oysa kaybedilen bazı değerlerin telafisi mümkün değildir.

Hayatın sonunda insanlar çoğunlukla sahip oldukları eşyaları değil, yaşayamadıkları anıları hatırlarlar. Daha çok çalışmadıkları için değil, sevdiklerine yeterince vakit ayırmadıkları için pişman olurlar. Daha büyük bir ev alamadıkları için değil, çocuklarının büyüdüğünü fark edemedikleri için üzülürler. Çünkü ömür, maddi birikimlerden çok anlamlı ilişkiler ve unutulmaz hatıralarla değer kazanır.

Gerçek zenginlik, insanın önceliklerini kendi vicdanı, değerleri ve yaşam amacı doğrultusunda belirleyebilmesidir. Başkalarının beklentileriyle şekillenen bir hayat, dışarıdan ne kadar parlak görünürse görünsün, içeriden eksik kalabilir. Buna karşılık, kendi değerleriyle uyum içinde yaşayan bir insan, daha sade bir hayat sürse bile daha derin bir huzura ulaşabilir.

Sonuç olarak öncelikler, insanın yaşamına yön veren görünmez mimarlardır. Onlar, hangi yolda yürüyeceğimizi, kimin yanında duracağımızı, ne uğruna mücadele edeceğimizi ve geride nasıl bir iz bırakacağımızı belirler. Hayat, bize sürekli şu soruyu sorar: "Senin için gerçekten önemli olan nedir?" Bu soruya verilen cevap yalnızca bugünü değil, yarını ve ardımızda bırakacağımız mirası da şekillendirir. Belki de iyi bir yaşamın sırrı, her gün yeniden dönüp aynı soruyu kendimize sorabilmekte gizlidir: Bugün zamanımı, sevgimi ve emeğimi gerçekten hak eden şeylere mi ayırıyorum?

                                                                                                                                        Ayşe ALGÜN 

                                                                                                                                               23.07.26

 

Yazar

Ayşe Coşkun Algün

0 Yorum:

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *